19 Haziran 2015 Cuma
tanımadığınız bir erkek size çiçek verirse şaşırmayın....
ramazan ayının benim için en önemli safhası iftar için sofrayı hazırlamaktır.
eskiden, ailemle yaşarken kalabalık iftar sofralarımız olur. ramazan ayı boyunca hiç hane halkıyla baş başa yemek yediğimiz olmazdı. ya evimizde misafirimiz olurdu ya da biz misafirlikte. yalnızlığımı seviyorum ama iftar için hazırlanmaya başlayınca da bi yoksunluk çöküyor içime.
yalnız da olsam değişmeyen iftar alışkanlıklarım var....o sofra illa ki şanına uygun olacak. tatlısı olacak...tuzlusu olacak...bir de en önemlisi; pidesi olacak!
dün akşam saat 7'yi geçince balkona çıktım. köşedeki fırının önünde oluşacak olan kuyruğun durumunu kontrol için. saat 8'i geçtiğinde kuyruk almış başını gitmiş. mutfağa gidiyorum bir şeyler hazırlıyorum. balkona geliyorum bakıyorum, kuyruk azalmak bir yana daha da uzuyor. neyse canım sorun değil. iki adımlık yer, soframı hazırlayıp, hoca amin demeye başladığı anda kapıdan çıksam ezan bitmeden evde oluyorum nasılsa.
yine öyle yaptım. hoca, ezan için hazırlığa başlar başlamaz fırladım gittim.
aa kuyruk yok...herhalde son anda fırından yeni parti pide çıkardılar bir anda da sattılar millet koşa koşa evine gitti dedim...de...dediğimle kaldım.
pide bitmiş!!!
valla.....pide dedim...bitti dediler.....öyle bi kal geldi bana....kala kaldım kapıda.
gün boyu kurduğum hayallerin suda boğulurken çıkardığı sese mi yansam, aç kaldığıma mı...bilemedim.
çaresiz, ayaklarımı sürüye sürüye eve geri döndüm.
makarna için su koyarken de içimden tekrarladım durdum....pide bitmiş!!!
(buradan o "ben sana 'git al, folyoya sarar fırına atar ısıtırsın' demedim mi" diyen arkadaşa selam olsun!!!)
***
tanımadığınız bir erkek size çiçek verdiğinde sakın şaşırmayın....sebebi vakti zamanında yediği fırçadır.
onlara genelde merkezi yerlerde rastlarsınız. ellerinde bir dergi vardır, size satmak için uğraşırlar.
bir kaç yıl önceydi...metrodan turnikesinde geçtiğimde karşıma öyle biri dikildi. uğraşacak halim yoktu, bir tane aldım.
aradan bir kaç gün geçti. yine aynı yerde yine aynı kişi karşımda. bir tane daha alsana...sebep?!!
yine aradan bir kaç gün geçti, yine aynı yerde yine aynı kişi karşımda...yine "bir tane daha alsana" diyor....bu sefer ısrarcı bi halde yanımda benimle yürümeye başladı. arabayı beklerken bi baktım arkadaşları da geldi....muhabbet nasıl gelişti o kısmını tam olarak anımsamıyorum ama konu yaş mevzuna kadar geldi. klasik kadın tribiyle "sence kaç gösteriyorum" dedim....verdiği cevap muhteşemdi "annem yaşındasın ama ablam gibi duruyorsun" aradan o kadar zaman geçti, şu satırları yazarken hala düşünmekten kendimi alamıyorum; söylediği iyi bir şey miydi, kötü bir şey miydi?
sonra bir salı günü (!) yine turnikeden geçtiğimde onu karşımda buldum. bir dergi alsana. işte o gün isyan ettim. "bir kez olsun elinde bir çiçekle karşılasan beni ölür müsün...şurdan bir yaprak kopar ona bile razıyım?!!" diye.
az evvel dışarıdaydım...fotoğrafçıdan çıktığımda bir erkek bana yol kenarına dikilenlerin arasından koparıldığı bariz belli olan bir çiçeği uzattı......şu an masamın köşesinde o dergiden üç tane var :)
mrym
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Korkarım ki, noktalama işaretlerinden bu yıl da sınıfta kalacaksın!
YanıtlaSilKorkarım ki, noktalama işaretlerinden bu yıl da sınıfta kalacaksın!
YanıtlaSilolsun, ben böyle de güzelim :)
Silkonu neydi?
Sil