25 Ocak 2016 Pazartesi

yine kar başladı


yine kar başladı
sanki birisi gökten pamuk parçaları döküyor
bu sefer hiç birinin acelesi yok
sanki okuldan kaçmış hayta birer öğrenci hepsi, gezine gezine iniyorlar aşağıya


yine kar başladı
fincanımda bu sefer kahve yok
vitamin takviyesi var, ne kadar severim bilirsin!!
ben işi doğal akışına bırakmaya çalıştıkça, o inadına işimi zorlaştırıyor


yine kar başladı
giden hep bendim
bu sefer kalmanın ne demek olduğunu öğrettin bana
bak yine öğrenecek bir şey buldum, bardağın dolu yanını görebildim
gerçi, boş yanı daha çok batıyor gözüme ama....neyse


yine kar başladı
eskiden, ben daha çocukken 
ortalık bu kadar bozulmamışken
apartmanlar bu denli çoğalmamışken
boş arsalarda gönül rahatlığı ile koşturabiliyorken çocuklar
bayramlarda kapı kapı dolaşıp torba dolusu şeker toplayabiliyorken 
mektupların "büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öperek" başladığı dönemlerde
benim bir arkadaşım vardı
hemen karşıdaki bahçesinde bir ayva ve bir kiraz ağacı olan tek katlı evde yaşardı
babası gece bekçisi idi
annesi ve iki erkek kardeşi vardı
adı sevda idi 
babası tayin olup giderken adresimi yazmıştı
gidince sana mektup atarım demişti
bir kaç defa mektuplaştık
sonra belki o yazmadı, belki de ben 
biliyorum ki
belki o mektup hiç bana ulaşmadı, belki de benim mektubum ona hiç gitmedi
bilemiyorum ki...
acaba kaç dostluk, kaç sevda o gitmeyen ya da gelmeyen mektuplar yüzünden unutulup gitmiştir
ya da kaç aile o sahibine ulaşmayan mektuplar yüzünden gurbette birbirine el olmuştur
şimdiki gençlere, mesela seda'ya mektupla yaşamanın nasıl bir şey olduğunu anlatabilir miyiz
perşembe günleri postacının yolunu beklemenin, 
kapıya yöneldiği andaki heyecanı 
ya da 
kapının önünden geçip gittiğindeki hüznü


yine kar başladı
ilk hava durumunu söylerdin
burası soğuk
burası kuru ayaz
bugün yağmurlu
bugüne karla uyandık
bugün sabahtan kızdırdı güneş
o gün kendimin ne giyeceğimden çok senin ne giydiğini düşünürdüm
üşüyor mu, terliyor mu....aman hasta olmasın
ben bi dolu şey anlatmışken
senin iki üç satır yazmana bozulur ama bir selamına yine bin selamla karşılık verirdim
ahh o kelebekler.....hepsi onların suçu


yine kar başladı
dışarıda güneş var
o yaşlı amca yine camı açtı
önce gerinme, sonra nefes alma egzersizlerini yapacak 
yollar kar tutmuş olsa idi elinde telefon önce onları resmedecekti
sahi, resim demişken aklıma geldi
gittiğim her yerin, yediğim her yemeğin, buluştuğum her arkadaşın dostun resmini çeker yollardım
iyi bir "resim gözüm" olduğunu söylemiştin
bir keresinde sen de yollamıştın, 
gittiğin bir yerin resmini paylaşmıştın benimle
ben o küçük ayrıntıyı fark edince de, son olmuştu zaten
o yaşlı amca da sporunu tamamlayıp camı kapattı


yine kar başladı
artık evin istediğim köşesinde, 
günün istediğim saatinde uyuyabiliyorum
can kedisi pek bi hassastı o konuda
saat gece yarısını gösterdi mi illa yatak odasına gidilecekti
kışın illa sağ kola yatılacak
yazın illa sol kulağa o burun dayanacak
hala ne zorum var bilmiyorum ama sağ yanıma dönüp kolumu uzatıyorum
ve yine son onbeş yıldır olduğu gibi boynumun sağ tarafı tutulmuş halde uyanıyorum


yine kar başladı
artık sokaktaki kedileri doyuruyorum
her sabah onlara mama götürüyorum
evden çıkarken onları beni bekler buluyorum
arkadaşlarla doğum günümü kutladığım gecenin sabahında biraz geç kaldım
dayanmışlar abimin kapısına, napsın adam poça alıp vermiş
ona da bir paket mama bıraktım nolur nolmaz diye
sana bir sır vereyim mi, ben hala kucağıma bir kedi alıp sevemedim
gidenin boşluğu nasıl doldurulur bilmiyorum

yine kar başladı
ve sen gittin.....







5 yorum:

  1. Çok güzel harikasınız,elinize,gönlünüze sağlık...

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel harikasınız,elinize,gönlünüze sağlık...

    YanıtlaSil
  3. Aşk; kendini kandırmaktır! Mı? HAYIR-HAYIR !!! Bu KOCA bir haksızlık olur aşka ve aşıklara...

    Şayet; bu böyle düşünülecek olursa, hiç görmeden ve duymadan inandığımız Tanrı'ya ve kendimize BÜYÜK bir ihanet olur.

    Aşka biraz da Veysel'in söylediği gibi bak! 'Güzelliğin on para etmez bu bende ki Meşk olmazsa.' Aşk insanın ta kendisidir. Kendisine olan durustlüğü, güveni ve sadakatıdır...

    AŞKLA KAL, HOŞÇAKAL...

    YanıtlaSil