2 Temmuz 2015 Perşembe





beş yıl önceydi, yanılmıyorsam tam da bu tarihteydi bi amca girdi kapıdan. elinde bir baston, ayakta durmakta zorlanıyordu. masamdakileri kovaladım aldım, aradan aldım onu. çekingen gözlerle bakıyordu etrafa, kalabalığın içinden onu ayırıp aldım diye. kimliğine baktım, 86 yaşındaydı. işlemlerini yaptım yolladım gönderdim.

bir kaç gün sonra tekrar girdi kapıdan. bu sefer biraz daha rahattı, cesaretle yaklaştı masaya doğru...gönderdim yanımdakileri yine aldım onu. konuştuk biraz; evini, komşularını, torunlarını anlattı...sonra gitti. 

bu böyle sürdü yaz boyunca. sonra bi gün ortalık sakinken anlatmaya başladı; eşini 47 yıl önce kaybetmiş. yalnız yaşıyormuş. çocukları uzun zaman önce vefat etmişler, torunları ilgileniyormuş onunla.

'ölümüm yaklaştı' dedi. artık eşi onu yalnız bırakmıyormuş, her zaman yanındaymış. sohbet ediyorlarmış. 'korkmuyorum' dedi. eşini anlattı. 

çok şeye şahit oldum....çok kişi tanıdım....çok kişinin hayatına bi şekilde dahil oldum. ne aşıklar, ne aşklar, ne aşktan ayılıp bayılanlar hatta öleceğini iddia edenler gördüm. ama onun gözlerinde gördüğüm özlemi, aşkı başka kimsede görmedim. 

işte o gün karar verdim; ben o sevgiliyi bekleyeceğim.

4 yorum:

  1. Gerçekten varmı acaba... Bekliycem derken ömrünü tüketme...:))

    YanıtlaSil
  2. Karşına çıktığında nasıl tanıyacaksın problem bu bence.

    YanıtlaSil
  3. Karşına çıktığında nasıl tanıyacaksın problem bu bence.

    YanıtlaSil
  4. Karşına çıktığında nasıl tanıyacaksın problem bu bence.

    YanıtlaSil